Arsiv

Eylül, 2005 Arsivi Goruntuleniyor.

Dudağına reçel bulaşmış…

 

Alakasız girişler/çıkışlar/yanlışlıklarla doluyuz..Kimin ne dediğinin öbürü tarafından kayda değer bir yanı yok.Aslında kimsenin bir önemi yok..Herkes birbirine dost/düşman..Herşey iyi/kötü..Heryer huzurlu/huzursuz..Tek bir farkımız var..Ötekilerden iyiyiz/kötüyüz.. Güzel günlere olan inancı hiç bitmeyen biri olarak hep karamsarlıklarla dolu yazmamın tuhaf olduğunun bende farkındayım..Hayata hep bir kaç adım geriden gelen birinin dizeleri ancak bu denli karmaşık olmalıydı..Oysa benim içimde [...]

*sus-pus *

 

Saatler ilerlesin,konuşmasın kimse,günü bitirelim aşkla.. Dokunmasın kimse,karışmasın kimseler..Bir sır gibi saklayalım,bir gözyaşı gibi akıtalım dudaklarımızdan..Büyüsü bozulmasın yerle bir olmasın umutlarımız..Öyle bir şeydi beklediğim..Öyle bir şeydi istediğim.. Zaman ilerliyor,ya engin denizler çıkacak karşımıza ya bomboş bakan gözlerimiz bir kere daha sarsılacak..Geç kalınmışlık hissi eritecek akla her gelişinde..savunmasız bir beden olacağız..gözyaşı akacak..Bitmeyecek bu acı

Eylül Taneleri……

 

Eylül geldi gene.Sildi süpürdü yazdan kalma yapmacık kırıntıları..Bizi bize teslim etti gene..İyi geldi Eylül..Kendimizle barıştık belki yada çoktan düşman olduğumuz kendimize bir darbe planı daha yapmaktayız şu aralar..Öyle yada böyle bir “kendine dönüş”tür Eylül.. Sonbaharın sessizliği bi başınalık ve bir başına yalnızlık..keyifsiz umutsuz yorgun “benlik”

12