Arsiv

Kasım, 2006 Arsivi Goruntuleniyor.

Parça Parça

 

İlkokul biterken hepimize dağıtılan içinde resimlerimiz ve hakkımızda yazılar olan albümden, ortaokulda sınıfça hazırladığımız defterden, lise diplomamla aldığım andacımdan, üniversite de sağa sola yazılan yazıların arasından resmimin yanına iliştirilen  ”neşeli” , “pozitif” , “hayat dolu” , “bıcır bıcır” ifadelerinin kaldırılmasını talep ediyorum. Bunun için bir zaman makınası icat etmeli, o yıllara dönmeli, hatta dönmüşken hiç geri gelmemeliyim.
Çünkü [...]

Yazı yazmayı biliyorum ben

 

Evet. Hakikaten biliyorum ben bunu. Öğrenmiştim ilkokuldayken. Kalemi düzgünce tutmayı başarır başarmaz yazabilmiştim. Hatta ilk yazdığım kelime ismimdi. Merush yazmadım ama ben, o vakitler meruş vardı yalnızca araya sh ekli dahil olmamış, yozlaşmamıştım henüz. Meruş da yazmadım ben Meral yazdım bariz bir şekilde ( Aha evet benim adım tam olarak oydu, unutmuşum kullanmayalı). Soyadımı da [...]

Okumalarda

 

Yazmak : O okusun diye yapılan bir eylemdir.
Yaz(a)mıyorsak, okumalıyız. Evet.

Hatırla Ey Peri!

 

Aliyenin bitmesi ile her Salı akşamı derin üzüntülere gark oluyordum, içimdeki dizginlenemez dizi izleme aşkını susturamıyordum bir türlü. Sonra bir reklam gördüm, dünyam değişti! Reklamda 1950lerden kalma sesiyle bir kadın “Hatırla Sevgili” diyordu, ve altında SALI AKŞAMI yazıyordu.. İşte o an dedim! İşte Salı akşamları geçirdiğim travmaları yokedecek olan ilahi güç bu. Geçmiş bilgilerim bu [...]

Nereye Tutunacağını Bilmeyen Kelimeler

 

İlacı olsa idi “kel” in kendi kafasına sürerdi derler hep. O kel, saçları olsun ister mi istemez mi hiç kimse önemsemezdi. Kelsen eğer ki, saça ihtiyacın vardır. İstemeyerek kel olmuş, ama bundan mütevellit acılar çekmemiş olamaz mıydı insan?
Kimin ensesinde şekil bulacağını bilemediğimiz şaplaklar gibi. Bir önceki masalın sonunda kurulan tüm cümleler, olası bir masalda yeniden [...]