Çarşamba 22 Nisan 2009
Bir kaç aylıkken önüne kalem ve makas konulmuştu Berk’in. Kalem okur-yazarlığı, makas ise işi gücü temsil ediyordu. Berk eline kalemi aldığında en çok ben sevinmiştim. Eli kalem tutan bir çocuktum ben, çocukluğum yazdıklarımla alkışlanarak geçmişti. Her seferinde sonsuz bir neşe duyuyordum bir tebrik aldığımda. İstiyordum ki bu keyfi Berk de tatsın, Berk de yazsın, bol bol yazsın. Özü sözü doğru bir çocuk olsun.
Şimdi Berk 11 yaşında. Benim tam olarak hayatımın şekillendiği yaşta. 11 yaş, dünyanın en güzel yaşı aslında. Herşeyin birer birer netleştiği, artık adım atmaya başlanılan bir yaş. Ve yarın 23 Nisan. Bu yıl çok güzel bir oluşuma imza atacak blogcular. 23 Nisan gününü, çocuk bayramını, bloglarını çocuklara emanet ederek kutlayacaklar. Bu vesile ben de 23 Nisan günü bu sayfaları Berk’e armağan ediyorum. Yazmak istediği ne varsa yazsın diye, kendini size anlatsın diye. Beni size anlatsın diye..
Aynı zamanda Tohum Otizm Vakfı tarafından desteklenen bu projenin büyük ses getirmesini bekliyorum. her yıl kutlansın, çocuklarımız istedikleri gibi yazsınlar.. Çünkü dünya onların…







Kesinlikle destekliyorum.. Herkesi katılıma bekliyoruz.