Sinsi bir Cumartesi günü geçmek üzereyken aniden aklıma bugün girmem gereken yazı geldi. Öyle ya, bugün Cumartesi, unutmamak lazım gelir.
Bu Cumartesi önceki yazıda sinyallerini verdiğim üzere, Serdar Ortaç’ı doladım dilime. Hatta bu dolama işini öyle sevdim ki, keşke uzun saçları olsa onları da elime dolasam diye geçirdim içimden; hayıflandım bir de utanmadan.
Gerek, gereksiz radyo kanalları, gerekse de müzik kanalları tarafından çalınan her 3 şarkıdan birinin Serdar Ortaç’a ait olduğunu farkettiğimde, içimdeki derin müzikal kimliğe hayran kalsam mı bilemedim.
Bengü, Sibel Can, Tuğba Özerk, Ebru Bilmemne ve ismini bilmediğim niceleri. Bu isimleri aynı çatı altında toplayan yegane etken, Sertaçortaç tarafından yazılmış şarkıları seslendiriyor olmaları. Kanallar arasında dolaşırken birbiri ardına gelen bu şarkı yağmurundan nasibinizi henüz almadıysanız merak etmeyin o çok yakında sizi de bulacaktır.
Özellikle iç gıcırdatan sesi ve Yıldız Tilbe’yi aratmayan figürleriyle tanıdığımız Bengü isimli kızımızı yakında konuşurken bile Serdar Ortaç zannedeceğim.
Gelelim şarkıların ortak özelliklerine. Hepsinde bir kere aynı sözleri tekrarlayacaksın. Göbek attırmak istiyorsan ayrı, zırlamak istiyorsan ayrı bir name tutturacaksın. Onun dışındaki herşeyi aynı yapsan da olur. Özellikle de kıpırdaklı şarkıların arasında duygu yükü ağır sözler koyacaksın. Neye uğradığını şaşıracak azcık aklı olan dinleyici. Zaten her biri kendi alanlarında son derece kötü şarkı söyleyen insanlar. Altına da Söz-Müzik : Serdar Ortaç yazdın mı tamamdır. şarkı patlamazsa seneye yenisini bedavaya verirsin.
O değil de, Demet Akalın hiç sertaçortaç şarkısı söyledi mi acaba? Söylemediyse aramızda para toplayıp Demet’ de alalım bir tane. Üzülürüm. *bak dünya ağlarken aşk diye diye, ben sana bir türlü yaranamadım*
Facebook'ta PaylaşFriendFeed'de Paylaş













1 Yorum