Ellerin titredi senin de. Gözlerin uzağa baktı, bir kez daha anladın “artık hiç olmayacağını” Dönüp dolaşıp aynı sokağa girdin sen , hiç hissettirmeden yayıldın tüm hücrelerime. Dönüşü olmayan sokaklara çağırmadın beni, istemediğin günlere inat yayıldıkça yayıldın , işledin içime.
Sonra “kokun kaldı” diye şarkılar söyledi kadın. Sebebinin ne olduğunu bilmediğin hıçkırıklarına cevap vermedin. Misafir bıraktığın kokun kaldı evimde. Anlam veremediğin tüm koşullar bırakmadı yakanı. Kelimelere izin vermedin, çıkmadılar ağzından sözcükler. Düşüncelerin hepsiz sözsüz kaldı, sessiz kaldı bakışlarım, öksüz kaldı gülüşlerim.
Hep sinsice geldi ayrılık. Hiç belli etmedi . Kokun hala üzerimdeyken geleceğini tahmin eder miydim ben ? Hala tenimde isimin varken aklıma düşer miydi duyacaklarım ?
Sen bilmezsin yine de.
Çok zor geçen gecelerin ardından şarkı söylermiş kadın, ölsem dermiş, bir anda bitirmek istermiş olduğu yerde. Sen bunu hiç bilmezsin.
Bana düşen kelimelere dökmekti, sözlerimi yarım, kalbimi kanla bıraktı söylediklerin.
Bana susmak düştü şimdi, aklı başında yakarışlarım “susmak demek, güçlü olmak demek değildir” dedi ; hafife aldım. Düştüm sonra.
Ve…
Facebook'ta PaylaşFriendFeed'de Paylaş













1 Yorum