Cumartesi 8 Ekim 2005
Gülümseyişini virajlardan kalbime taşıdım.bana ait olmadıkça benim olan ruhumu kanattım..Bin parçayım sessizliğinle..içimde sana/yarına dair umutlarımla gülümsüyorum işte..Kelimelerin kalıpsız kaldığı bir gece yarısı sana tutunmak ne denli içler acısı görüyorum/gösteriyorum kızgınlığıma.. Eser kalmamış dünkü efkarımdan . "gözyaşım utangaç boynunun inciden busesi" olmamış.. "her damla vedası seninle bir veda busesi " olamamış.. Yitip gitmişiz kimsesizlikler diyarına…
Kurcalamak gerek düşleri bazen.."bazenleri" hüzünün belli belirsiz keyfini tatmak gerekir. ister istemez tutuşturmak gerekir avcumuza çocukluk düşlerimizi..Ben mesela.. Balık olmuşumdur çocukluk düşlerimde.. Bir balık için ağlamışımdır çoğu kez..niye öldü diye.. Oysa en sevdiğim şey de balık yemekti.. Gene ağlardım balık çekti canım diye.. Çocukluk düşleri bile çelişkilerle tezatlıklarla dolu olan bir bireyden hangi savasta galip gelmesini beklemek doğru olur ki..
Yanlış/Doğru/Güzel/Çirkin…kim neydi kimin sıfatı hangisiydi bu kovalmacada?
Çek şimdi yüreğim,bildiğin yere.Kaybet kendini getirme geri..Baktın olmadı at kendini denize ..balık ol..suda öl..bana geri gelme ama,bende o cesaret yok.seni taşımak demek yetinmek demek çünkü..bilmiyorum o duyguyu ne,susmayı da bilemediğim gibi..gidesim var gene.. orda olduğunu beni beklediğini biliyorum oysa..sahiden gelsem/gitmesem/göndermesen… ? ? ?Neyin cevabı olur ki bunların bütünü ?
Kelepçe takıp göbek atmaya benzer bu dünyada esir olmak..
Anlayana..





iki şey ruhumuzu karartır : konuşacakken susmak,susacakken konuşmak……