
-manzaraya daldım ses çıkarma-
Gerçeklerin can sıktığı bir zamandan, şimdilerin en aydınlık olduğu zamanlara yolculuk , kişinin kendisine yolculuğu, kendi dünyasında boğuluşu vs.. Yılın ilk satırlarının karamsar kelimelerle döşeli olmasında kimsenin bir suçu yok. Kimse istemezdi “böyle” olmasını, derken tüm ipleri kopardı cambaz, seyircinin üzerine “güüümmm” diye düştü! Şşşt, ses çıkarma…
Seneye manzaralı bir balkondan kendi kendine dönerek girmek istedi genç kadın, artık kutu kola şişesinin içine bira koyma çılgınlığı yapacak yaşı geçmişti, içi geçmişti, kendinden geçmişti, kendi ondan geçmişti.. Tüm özledikleri “geçmiş”ti.. Kelimeleri kifayetsiz bırakan ayrılıklardı, biliyordu. Kimseye bahsini geçiremeyeceği hisler doluşmuştu yakınlarına yine, kimsenin dinlemediği, görmediği, hani beyaz oda masalları dedi içinden, hani hepsi neredelerdi? Dağılmış saçlarını toplarken sürekli aynı şarkıyı tekrarladı : “Umarım beni affedersin…”
Yeniyılın ilk günlerinde öyküler okudum, yılın ilk günlerinde kendi yazdığım masalları okudum hani minik kızımıza okutacağımız. Sonra beğenmedim, “uyuyakaldım..aklımın iplerini saldım, o giderken bir an durup peşinden baktım.. ne dersin? umarım beni affedersin…” Sesi yorgun geldi, sesim kısıldı yılın ilk günlerinde. Kalemimin ucu kırıldı, hevesimin yerini hüznüm aldı.. “bense yenildim, kendi kendime sokuldum..”
“Tüm suçlı tek rakamlar” dedi sonra TVdan gelen sesiyle saçı başı dağılmış korku film karakteri kılıklı kadın. Astrologmuş adı, benim gibilerin burcunda ters etkiler yaparmış sonu tek rakamlı yıllar. “Hıhı” dedim, “öyle….”
Facebook'ta PaylaşFriendFeed'de Paylaş













5 Yorum Yapılmış