Çarşamba 24 Ekim 2007
Fransızca şarkılar hep bir hüzün aşılar bana. Şarkıların içinde mutluluk geçer, kavuşma geçer ama bana yansıyan hep hüzün, hep ayrılıktır. İngilizce şarkılarda bunu yaşamam , vermek istediği tüm duyguyu verir İngilizce şarkılar. Fransızca öyle değil ama.
İşin özünü anlamak için bu sabah playlistime Carla Bruni, Lara Fabian ve Estrella Morente’yi davet ettim. Bu 3 kadın şarkı söylüyor ve bana bir tek ayrılık duygusunu aşılıyorlar. Fransızca’nın tınısıyla alakalı bu belki de. Dünyanın en romantik dili hatta bana göre. Bu sebeple Fransızca öğrenmek istiyorum. Belki söylemek istedilerimi Fransızca olarak dile getirirsem söylediğimin beyninde daha bir anlam kazanırım. Bence Fransızca daha buğulu, daha kadınsı bir dil. Bir örnekle pekiştirelim şimdi de bu söylediklerimizi .
Aşk – Love – Amour
Elbette ki “amour” derken daha bir anlamlı aşk.. Aşk derken ş’nin üzerine basılmışlık hissinden hoşlanmıyorum ben. Love’da ise bir soğukluk var. Belki de çok ayak altında gezdiği içindir sevmeyişim. Ama bakar mısınız “amour”a… Öyle buğulu ki.. Nasıl da anlam kazanıverdi nazarımda..
//Aşk’a anlam yüklemek tüm çabam aslında…




