Perşembe 30 Mart 2006
“Harmanım ben harmanım,kırk satırlık fermanım..Yok dizimde dermanım..
Eyletmen beni,söyletmen beni…Ağlatman beni…Aynalar”
Ne güzel bir akşam öyle değil mi defter ? Sakinlik diz boyu.. Aslında benim neşe dolu olup zıpzıp zıplayıp eğlendirmem lazımdı kendimi/seni. Olsun yorgun olduğumuz günleri böyle sessiz durarak değerlendirelim bizler de.. Her gün aynı olmak zorunda değil ki.. Sessiz sedasız sus-pus olup içimden bağırmak gelmesinin de apayrı bir çelişkisi var. Zor geliyor bana bazen çok konuşmak. Biraz azaltmalı,çenemizi tutmalı biraz.
Zuhal Olcay dokunuyor kalbime bu akşam,gürültü yapmadan dinliyorum gayet usluyum. Sessizken ben oda da sessizleşiyor,o da… Mutluyuz defter.. Aynalara bakıp bakıp bunu diyebiliyorum.. Aynalar öyle diyor..
….canım senle olmak istiyor.





İnan ki merushh.. ben de dinliyorum bişiler..eskilerden..ama çok eskilerden…daha ben tohum değilken söylenmiş şeyler..sustum…arada gözlerim doluyor..garip şeyler geliyor aklıma..benle ilgisi olmayan şeyler…mutlu muyum bilmiyorum amadiyorum ya bi sessizlik var..çözemiyorum…
ps: ağıt dinliyormuşum ben saatlerdir.. sanırım ağlıcam:(