« RSS ile takip ettiklerimi kate…                       Yaptığım yemeklere öyle bi… »

Bilgilendirme

Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir talihsizlikle deyim yerindeyse çalkalandı blog dünyası. Bu olayda ismi geçen kişilerle ilgili bir çok insanın husumeti varmış ki onlarca yerde  yazıldı çizildi. Kimsenin derdi “birine bırakılan çirkin yorumlar” değildi. Herkes bu konu altından benim ismimi kullanarak öfkelerini kustular bahsi geçen insana.
 
Sonra ben o yazıyı kaldırdım. Zannedildi ki affettim. Yanına kar kaldı yapanın.
 
Oysa bilmediğiniz çok şey gelişti bu süre zarfında. Yazıları kaldırmama vesile olan şeyin ne olduğunu elbetteki hala açıklamayacağım ancak, günlerdir üst üste gelen e-postalar neticesinde konuyla ilgili bir kaç satır yazma zorunluluğu hissediyorum. (hey siz küçük beyinliler, sizler bunu reyting uğruna yapılmış olarak algılamakta özgürsünüz) Teker teker insanlara laf anlatmak zorunda olmadığımı düşünüyorum.
 
Volkan Yılmaz bu talihsiz yorumu kendisinin yaptığını ileri sürerek çirkin tavrına devam etmiştir. Bu doğru. Ancak Volkan Yılmaz  konuyu açıklamak istemese de bunu burada söze dökmek zorundayım. BANA YAPILAN BU ÇİRKİNLİĞİ VOLKAN YILMAZ YAPMAMIŞTIR. Mahalle delikanlısı konseptine tam da uygun olarak “BEN YAPTIM, NE OLMUŞ YANİ?” durumuna getirmiştir olayı. Kendisi ile bir sorunum olacaksa bu, olayı üzerine aldıktan sonra gösterdiği anlamsız ve çirkin tavır üzerine olabilir, ki bu da benim mesai harcayabileceğim bir olay değildir.
 
Bu bağlamda, Volkan Yılmaz ismi ile olan husumetlerinizde  benim ismimi kullanmamanızı rica ederim. Kimseyi yapmadığı bir şey için suçlayıp iftira atacak bir insan değilim. Her ne kadar kendisi, konu ile ilgili orda burda yaptığı yorumlarla şahsımı rencide etmeye devam etse de.  Bu tavırlarını insanların karakter yapılarına bağlıyorum ve söylediğim gibi benim bunlara harcayacak zamanım bulunmamaktadır.
 
Tüm bu olanlar neticesinde Eda Suner’in bloğunu kapatması ile ilgili yazılar yazıp kapatılmayla ilgili  beni suçlayan algı yolu enfeksiyonu geçirmiş arkadaşlara SELAMLARIMI İLETİR, İYİ ÇALIŞMALAR DİLERİM.  Keşke biraz olsun sizin ayılıp bayıldığınız “o kadınlardan” olsaydım da neyin ne olduğunu gözünüze soksaydım.

Bu Yazıyı Ekleyin
  • Digg
  • del.icio.us
  • Reddit
  • StumbleUpon
  • blogmarks
  • description
  • YahooMyWeb
Facebook'ta Paylaş
FriendFeed'de Paylaş

Rastgele Yazılar

3 Yorum Yapılmış

  1. Türkiye’deki “engelli/özürlü” kontenjanının en yüksek olduğu topluluk “Algı Engelli”lerdir [toprağı bol olsun, Aziz Nesin'in söylediği gibi toplumun %60'lık kesimi]. Tıpkı Taksim-Levent metrosunda özürlülere ayrılmış asansörü kullanan, görünürde hiçbir sakatlığı olmayan beyin özürlüler gibi.

    Bloğumdaki son yazıya gelen yorumlara verdiğim yanıtlardaki terbiye ve ahlak’a dair yazdıklarıma ve sevgili blogger dostum Volkan Alabaz‘ın Beni Sevmeyin adlı yazısına ve oraya bıraktığım yoruma da bir göz atmanızı rica ederim. Ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.

    Sevgilerimle :o)

    N.B. Bir de Mevlânâ‘dan bir alıntı yapmak istedim yine: “Ne kadar bilirsen bil, bildiğin karşındakinin anlayabildiği kadardır.”

    1. Goddess Artemis Mayıs 21st, 2008 | 17:23
  2. Körü körüne taraflı olmak çok yaygın. Yapılan çirkinliğin herkes farkında olabilir ama insanların haksızlıklara tepki göstermeleri, tepkilerinin çeşidi bazı şartlara bağlı. Meselâ hakaret size yapılmışsa sizin arkadaşlarınız sizin yanınızda olur. Bana yapılsa hiç de umursamazlar.
    “Bizden uzak yılan bin yaşasın. Amacımız erdemli olmak değil ayrıcalıklı gurubumuzu korumak..” anlayışı bilinçli ve kasıtlı olarak devam ettirilmese bile böyle devam ettiriliyor. Olay budur diye görüyorum gördüğüm her kesimde.

    2. E. Ali Mayıs 29th, 2008 | 0:32
  3. işte hainliğin belgesi canım kardeşim: http://img228.imageshack.us/img228/601/haingq9.gif

    utanıyorum.

    3. volkan Mayıs 31st, 2008 | 19:23

Yorum Yap

E-Posta adresiniz kesinlikle goruntulenmeyecektir.

*
*