Pazartesi 15 Aralık 2008
-yazmak olsun maksat-
Bugünlerde çok çalışıyorum. Dünyanın tüm işi üzerimdeymişcesine salak bir inanışa kapılmış, almış başımı gidiyorum. Saçmalıyorum bugünlerde. İş denen şeyin hiç bitmeyeceğini öğrenmiş olmalıydım oysa. Gündüz delirdiğim yetmezmiş gibi akşam evde de aynı telaş içerisindeyim. Neyi nereye yetiştirmeye çalışıyorsam? Ömür törpüsüyüm bugünlerde.
Bugünlerde çok özlüyorum. Çok tedirginim bugünlerde. Kalbim minicik bir kuş gibi çırpınıyor. En ufak kıpırtıda yüreğim ağzıma geliyor. Ödüm kopuyor bugünlerde. Babamı özlüyorum bugünlerde. Gelecek günlere inancımı büyütüyorum, kalbime söz geçiremiyorum bugünlerde.
Bugünlerde çok okuyorum, çok dinliyorum. Eskiyle yeniyi harmanlıyorum bugünlerde. Bir elimde Gazap Üzümleri, dalıyorum derinlere. İlk okuduğum günlere gidiyorum. Kadın şarkıları dinliyorum bugünlerde. Zuhal Olcay, sıklıkla Ajda Pekkan biraz Nazan Öncel, biraz Sezen Aksu. her birine yetecek kadar duygu besliyorum bugünlerde. Krizlerden kriz beğeniyorum bugünlerde.
Yazmıyorum bugünlerde. Ufak tefek karalamalar yapıyorum yalnızca. Ne kadarına yetebilirim hayatın diye düşünüyorum bugünlerde. Aklıma söz geçiremiyorum. Fena halde beklemedeyim bugünlerde.






Son günlerde şunu daha fazla düşünüyorum: Dünya garip bir yer.
Çaresizlikler filan. Sonu olanı kovalıyoruz. Bu dünyada kendimizin de sonu var. Yazınızı yorumlamadım. Belki de bana hissettirdiği gibi değildir. Bambaşka bir amaçla yazılmıştır. Bilemem. Çok ilginç çok etkili bir yazı (benim açımdan). Yazınızın zihnimdeki açılımlarını değerlendirmeye, yazarak düşünmeye çalışacağım.
Ben de neredeyse ayda birkaç kurumun açtığı memurluk sınavlarından kafayı yedim bugünlerde… Siteme fena bir virüs bulaşmış, onu temizleyene kadar canım çıktı bugünlerde… Virüs bir yana, iş edinme çabalarım gerçekten canımı sıkmaya başladı… İnsan böyle yoğun ve yoğun stresli dönemlerde karamsarlığa kapılıyor, cümlelerine de bu yansıyor, seni çok iyi anlıyorum…
Otursam yarım kalan bir kitap okusam, aklıma memurluk sınavları geliyor, içim rahat bir biçimde o güzelim edebi kitabı okuyamıyorum, içime sinmiyor… Ders çalışırken aklıma birden bloğum düşüyor… Çok ihmal ettim, gireyim bir şeyler yazayım diyorum, aklım derste kalıyor, aklıma yazacak bir şey gelmiyor… Böyle tuhaf bir ruh haline bürünüyor insan… Ben de seni mazeret edip içimi buraya dökmüş oldum, belki düzelirim…
Bugünlerde her şey çok sıkıcı, zevksiz, boş.
Çok kötü bir günler, bugünler…
Her insanın hayatında lolur boyle anlar. Aslında hayata neden sorusunu sordugumuz zaman aldigimiz anlamsız cevaplar..
Merak etmeyin belli bir sure sonra sizde alışırsınız… Neye alışmıyor ki insan…