Cuma 8 Mayıs 2009
Nisan ayında blogu çocukların sırtına yükleyip uyanıklık ettiğimi düşünüyorum. Mayıs ayını da kıskançlığımdan mutevellit içimdeki çocuğa devredersem rahata erir miyim diye de düşünmüyor değilim.
Ancak bu ara biraz yoğunum. Üstüme üstüme gelen hayatın izin verdiği ölçülerde kendime zaman yaratıyorum. Yarattığım zamanların çoğunu uykuya vermediğimde işler için ayrılan o kocaman zamanda çok huysuz oluyorum. Aynı anda içimdeki çocuğun da huysuzlukları baş gösterirken, ruhumda yer etmiş anaç ev kadını son derece yorgun olduğundan kimseyi idare edemez oluyor. Ortalık fena halde karışık anlayacağınız.
Ben bu durumu toparlayana kadar sizler bekleme salonunda oturmaktan sıkılmış olabilirsiniz. O halde dışarı çıkın, beklemeyin. Dışarda kocaman çok güzel bir hayat var. Hem belki siz beklemiyorsunuz nasılsa diye ben de gelirim dışarıya. Olmaz mı?






iyi geçinildi :)
Merush nerdesin lan yaz artık.
bekleme salonu istemiyoruz.
dışarıda beklemek de istemiyoruz.
biz sadece eve dönmek istiyoruz……………