Cumartesi 27 Eylül 2008
Cumartesi gününe hüzün serpiştirmek isteyen kadına şüphesiz ki en büyük desteği, arabaya biner binmez açtığı radyoda Nazan Öncel’in sesini duymak verebilirdi. Güzeller güzeli Nazan Öncel, aylardır süregelen dinginliğimi sonlandırmak istercesine şarkılar söylüyor bugün. Çoğalta çoğalta getirdiği hüzünleri öyle güzel sunuyor ki, sesine aşık olmak bir yana, kendini unutuyorsun. Günlerdir ağzını bıçak açmayan bir kadına ancak böylesi şarkılar dinlemek yaraşırdı.
Biten eylül beraberinde “özlemeleri” getiriyor. Özlemlerin kavuşmalarla son bulacağı zamanları başka bir bahara bırakarak veda ediyor. Gitmek üzere olan Eylül, tam da kendisine yakışan hüzünbazlığıyla yağmuru çoğaltıyor, havayı karartıyor, “dinle” diyor… “Yağmurun sesini dinle…”
Dün gece yağmur önce bardakları doldurdu, ardından gelen bir çığlıkla doldurduğu bardakları yeryüzüne boşalttı. karardı ortalık, sarsıldı canevinden dünya; aydınlandım ben. Geride kalan Eylül bana gelecek güzel günleri fısıldayarak gitti…. Kimseye söyleme dedi.. Şşşt, uyandırma..





gerçekten sen mi yazdın ? süüüüüüüpersin ya
Yazarlıktan çok para kazanıp kendime asistan tutabileceğim zamana kadar yazılarımı kendim yazacağım :)