Cumartesi 24 Mart 2007
-gitmeden-
Üzerine konuşlanmış ufak bir tozdan ibaretti yaşam. Havada uçuşan tanelerin haddi hesabı yok. Haddini bilmeyen hayallere , söz geçmeyen inatlara tek kurşun yeterdi. Söz kurşun olup havaya karışmadan, bakış yaslanıp gelmiş namlunun ucuna. Yalan ortak olmuş hayata, güven yerle bir olmuş. Sevginin üzerini örtmüş huzursuzluk.
Aklından hiç olmamış bir sayıyı tut şimdi. Sonra 2 ile çarp, 8 le böl, 9 la parçala. Olmayan başka bir sayıya tutun ardından, topla kendini onunla, toparlan.
Kimsenin planlamadığı gibi gelişiyor hayat şimdilerde. Bu sahnede rolu olan kimse az sonra olacakları bilmiyor. Rejisörü sahte bir oyun bu, herkese bir suspayı verilmiş. Payını sonuna kadar kullanıyor herbiri. Payına düşeni kapıyor masanın altından sıyrılan küçük kız. Sahne dar, küçük kıza yer yok. Sahneye çıksa ezilecek o keşmekeşte. Görüntülerin birbirine girdiği bu bulanık sahnede yeri yok kızın, itiyorum onu masanın altına yeniden. Kalkıyorum yerimden.
Bugün hava buz kesmiş. Sözcüklerim soğuktan yapışmış. Duyduğum hiç bir kelimenin gerçek anlamını düşünmeden özümsüyorum. Mideme kramplar giriyor. Birilerinin hayatından kalkıp gitmek üzereyim. Valizim toplanmış , çoktan kapı önüne konulmuş. Gidiyorum ben.
-gelince-
Dönüş yolları hep daha başkadır gidişlerden. Giderken bahsettiğin tüm herşeyin yerle bir olmasıdır dönmeye karar verdiren. Ondandır yüreğin umutsuzluğu. Ya da mutsuzluğu. Giderken kızgınsındır, dönerken aşkla dolu olman beklenir. Tadı kaçmış Türk filmleri bize hep bunu öğretti. Kadın böhü makamında şarkılar söyleyerek evi terkeder, azap çeker günler boyu;aşıktır. Dayanamaz gelir sonra. Herşeyi kabullenmiştir, herşeyin hep güzel kalacağına olan inancı büyümüş diz boyuna gelmiştir. Şeklini değiştirmiş Türk filmlerinde senaryolar başkadır, Kadın gider binbir kızgınlıkla, acıyla. Kadın gelir binbir acıyla. Gittiğine bile inandıramaz kendini, ispat isteyen gözlerin bu senaryoda işinin ne olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz bayım. Filmi nerenizle izliyorsunuz siz diye çıkışmaz mı size sulu zırtlak kadınteyzeler ?
Öyle kolay ki mutsuz etmek bir kadını. “makyajın kötü olmuş” , “bu saç seni yaşlı göstermiş” cümleleri bile tonlarca kat mutsuzluğa eşdeğerken bir de aynanın öte yanına geçtiğinde yaşanılanları aklın alır mı ? Oysa mutsuz etmenın kolay olduğu kadınların yanında minicik bir şeyde huzur bulan kadınlardan olmadık mı biz? Ne istediniz ki aşkla bakarken ışıldayacak gözlerden ?
Sözü daha da uzatabilirim. Küskünlüğümden mütevellit sözü çarpıtabilirim. Kadınlığımın en çirkin yanını takıp takıştırıp koyabilirim gözlerinin önüne. Çirkef kadınlığım çıkıp gelebilir bir anda. Ama yapmayacağım. Ne sözleri uzatacağım ne çirkefleşeceğim. Gözlerin mutsuzluğumu görmeyecek.
Ben geldim, bambaşka bir “şey” olarak geldim. Bir fimo hamuru kadar biçimsiz, bir o kadar da kolay biçim alabilen kıvamımdayım. Ne yana çekersen.
-kaybettim, tamam kabul-





seni seviyorum! her zaman arkadandayım! kardeşin olarak! günlerce sana ulaşmaya çalıştım. sonra bişi olduğunu anladım ama sonunda. bişi olmasa benim yırtık dondan fırlar gibi iki de bir çıkan problemlerimi -seni ne kadar ilgilendirmese bile- dinlerdin, dinlerdin. sonra hep yardım ederdin bana ulaşabildikçe, sana ulaşabildiğimce.sonra biliyorum, ara sıra girer okurdun yazdıklarımı yorum yapmasan da, gizli gizli bakardın aynı benim gibi. çok eskilerden bir kaç sahne geliyor aklıma. nasıl da güçlü olmayı öğretmiştin, ve ağlak sesimi elinden tutup kurtarmıştın, düşerken. şimdi bir vefa borum var sana gayet gayrii resmi. bir hırsız yakaladın hatta, tam hayatımdan bir kaç sene çalıp kaçarken. Bir ablam var uzakta, bir çok kardeşi var bu ablamın. Kıskanıyorum bu yüzden. En yakın zamanda toparlanıp bana güzel sözlerini, sesini duyurmanı istiyorum. Sana yeni şiirlerimi okutucam daha …
Saygı ve Sevgilerimle,
Kardeşin Çağrı’n…
gidip gelmelerden ibaret değil mi hayatımız…
bir yerden giderken diğer yere geliyoruz… bir yerden dönerken aynı yere tekrar gidiyoruz…
her gidişte her dönüşte bir yerlerimiz acıyor, eksiliyor…
hayat böyle böyle yitip gidiyor…
biz hayattan önce…. :(
dik durmak lazım diyeceğim de dilim varmıyor…
ben de kaybettim çünkü…
hem de yıllar önce…
hem de defalarca….
Sevgili Merush’um,
Seni çooooooookkk seven kardeşlerin var buralarda,
Bilmektesin ki her daim yanında olan insanlar var.
Ne olursa olsun hayat hala dönüyor,
Kimse için durmuyor madem hayat bize bu kadar inatsa ,
Neden bizlerde hayata inat değiliz.
Fakat hala yaşamakta olan bi bedenimiz ve nefes alan bi yüreğimiz var.
Hayatın en güzel anılara eş olsun..
Seni çokk seviyoruz.
gitmeler bazen kolaydır..götürebilrsen aklını ve yüreğini..