Perşembe 22 Kasım 2007
Herşeyi araştıran insan neden kendini araştırmıyor?
Bu cümleyi okuduğumda “neden?” dedim. Diğerleri olabilmek uğruna kendi olmaktan vazgeçen insanların yaşadığı bir toplumdayız. Herkes birininin aynısı olmak istiyor. Hep bir başkasında olana sevgi besliyoruz. Kendi kazağı yerine başkasındaki kazak güzel geliyor insanların gözüne. Kendimiz olmaktan ne zaman vazgeçtik? İnsan kendini tanırsa mutlu olabiliyor, kendini beğenirse seviliyor. “Bugün kendimi güzel hissediyorum” diyebilen insan herkese güzel görünüyor. Tecrübeyle sabittir ki sinirli olursan sinirleneceğin olaylarla karşılaşıyorsun. Öyleyse işin özündeki mesele ne? Kendini sevmek olabilir mi? Kendini sevilmeye değer bulmak… Asıl mesele bu olsa gerek.
Kişinin kendini tanıması meselesini dünyanın en önemli meselesi olarak gören bir dernek var ; İDAYDER. Web sitelerinde insan ve insana dair herşeyi anlatıyorlar. İnsan Nedir? başlığı özellikle dikkatimi çeken. “İnsan kendini tanıyınca mutlu olabilir” gerçeğinden yola çıktığımda bir yerde yol tıkanıyordu. Bunun çok güzel bir izahını okuduğumda kafamda daha çok şey şekillendi. Kişinin kendi iç dünyasına yolculuğu en başta kendini tanımasıyla başlıyordu. Neydi insan? Şu şemada görebileceğimiz üzere 3 ana kısımdan oluşuyor insan. Beden, Nefes Alıp Veren ve Gezen. (açıklamaları için bkz.. )
Kendimce yorumlamak istediğimde Beden ve Gezen’e hayat veren olarak “Nefes Alıp Veren”i görüyorum. En stresli anlarımda nefes alış verişimi dinlerken huzur buluyorum mesela. Beni yaşatanın ne olduğunu bilirsem daha çok sahip çıkarım kendime diye düşünüyorum. Ruha can veren müzik eşliğinde nefesinizi dinleyin mesela siz de, yaşadığınıza o zaman inanacaksınız.
Aslında ben çok kızgındım.
Kırılmasın diye çıkarıp akvaryuma koyduğum kalbim akvaryumdaki suyu değiştirmek istediğimde önce bir çizik aldı, sonra bir burukluk üzerine de kocaman bir kırık geldi. Şimdi yeniden akvaryuma koyabilmek için yeniden tamir olmasına ihtiyacım var. Ya da artık kalbimi saklamayı bırakmalıyım. Sakınan göze çöp batar malum.





Merhabalar,
İnsanın kendini keşfetmesi kadar kendini tanıması kadar güzel bir şey yok… Günümüzde kendi özünden uzaklaşak bunun sıkıntısını yaşayan bir toplumun dertlerine deva olan bir dernektir İdayder. İdaydere vermiş olduğunuz desteklerden dolayı size çok teşekkür eder, saygılarımızı sunarız….
İnci Ceylan
Yazınızı çok beğendim .Teşekkürlerimi sunuyorum.
Herkesin kendini bulduğu bir yazı ve tespit olmuş. ellerinize sağlık. İdayderi kendi web sitenize taşımanız tanıtmanızdan dolayı çok teşekkürler. idayderle tanışmasam, kendimden ne kadar habersiz, yaprak gibi rüzgarın estiği yöne savrulan bir insan olacaktım. Şimdi sahipliği öğreniyoruz sayelerinde.
teşekkürler
merhabalar sitene ilk girişim çok beyendim.yazına gelince gerçekten çok hoşuma gitti.paylaştığın için tsk.
Hepimiz dışarıda bişeyleri arıyor ve özlemini duyuyoruz.İdayder sayesinde esas aradığımızın,özlediğimizin kendimiz olduğunu farkettik.Yazınızda idaydere yer vererek belki birilerinin de kendisiyle tanışmasına vesile olacağınız için teşekkürler.
Yazınız müthiş ve çok ilginç size çok teşekkür ederim bizimle bunları paylaştığınız için
Dün yazıyı okumuştum bugün bir daha okudum aşşağıdaki cümleyi ikinci okuduğumda okudum ve gördüm. çok çarpıcı bir tespit tekrar teşekkürler. devamlı okudukça her okumada başkabir şey anlıyoruz yazınızdan iyi çalışmalar.
“Kendimce yorumlamak istediğimde Beden ve Gezen’e hayat veren olarak “Nefes Alıp Veren”i görüyorum. En stresli anlarımda nefes alış verişimi dinlerken huzur buluyorum mesela. Beni yaşatanın ne olduğunu bilirsem daha çok sahip çıkarım kendime diye” düşünüyorum