Uzun süredir seslerini duymamıştım onların. Uzun zaman önce birbirimize sevdiğimiz kitapları ödünç verir, üzerlerinde uzun uzun tartışmalar yapardık. Okulu asıp o şahane köy kahvesine giderdik. Denize karşı türküler söylerdik. Nane likörü tadında geçen günlerimiz vardı onlarla. Aşık olurduk, ağlardık, çılgıncasına gülerdik. Omuz omuzaydık her daim. Hayat akıp giden bir nehirdi oysa, o günlerde bilemezdik. Gün gelip herbirimizin sandalı başka yollara aktı o nehirde. Kiminin yolları yeniden kesişti, kimi hatıralarda kaldı.
Bugün, çok uzun zamandır sesini duymadığım iki kız arkadaşım aradı. Tesadüf eseri bir başka kız arkadaşımla yolda karşılaşmışlar. Benden bahsetmişler, diğeri onlara numaramı vermiş. “Telefonun çalıyor” dendiğinde hiç aklımda yoktu seslerini duyacağım. Ama ilk saniyesinde alınca seslerini birden, nane likörü tadı geldi dilime. Dost kelimesinin anlamını yitirdiği bu günlere en büyük cevabı sesleri verdi.
En güzel bayram hediyesiydi bu bana. Bir daha asla bu duyguyu kaybetmek istemiyorum. Ey nehir, dur bu limanda…
Facebook'ta PaylaşFriendFeed'de Paylaş












