Bazı günler halkın arasına karışmak istediğimde minibüs kullanıyorum. Minibüsler halkla bütünleşmek için en ideal mekanlardan biri. Mesafesi ne kadar kısa olursa olsun sinir bozuculuğundan taviz vermeyen bu minibüs seyahatlerim süresince edindiğim bazı bilgiler var. Tüm bu bilgilerimi seçim arefesinde bulunduğumuz şu günlerde hazır üzerimize vatan ve görev aşkı empoze edilmişken siz sevgili okurlarımla paylaşmayı düşündüm. Bu eserimde sizleri eğlendirirken yer yer düşündürmeyi hedefliyorum. Çünkü bugün günlerden Cumartesi!
Minibüsler renk renk yaşadığım yerde. Bugün pembe renkli bir minibüse bindim. Önceki gün ise arabayla giderken yeşil renkli bir minibüsle çarpışıyordum mesela. Bu renk mevzusu minibüslerin tek ayırdedilebilen noktaları. İki minibüs koysanız önüme arada 7 tane fark bulamam. Aradaki tek fark rengidir her zaman. Bu yazı sayesinde de aralarındaki ortak olan tüm özellikleri öğreneceksiniz. Genel kültürünüzle göz kamaştıracak ve bana binlerce kez minnet duyacaksınız. En azından öyle olmasını hayal ediyorum.
Minibüsler son derece yavaştırlar. Adeta bir kağnı üzerinde gidiyormuş hissi duyarsınız. Sanırım minibüs şöförlüğü, nostaljiye düşkün insanlar arasında yaygın bir meslek. Adım atar gibi ilerliyor ve her 50 metrede bir duruyorsunuz. Durmak istediğinizde “müsait bir yerde” “uygun yerde” gibi cümleciklerle şöförü uyarabilirsiniz. Sizi ilkinde duymayacaktır, direnin. Hiç olmadı yüksek sesle ”alooo, kaptan” dediğinizde anlayacak ve sizi şevkatle indirecektir minibüsten.
Mnibüs ücretleri her yıl bir kaç komik insanın tercihi ile belirlenir. Bu insanlar, diğer insanlara eziyet etmekte beis görmezler ve 1,15 gibi garip ücretler belirlerler. İnatla paranızın üstünü isteyiniz, zira cebinizde 0,15 kuruş bulunmadığı zamanlar onlar sizden acımadan talep etmektedirler bu miktarı. Bu uğurda 200 TL’lik banknotu bozmak istediklerine tanık olmuş bir kimseyim.
Mutlaka bir yere yetişmesi gereken yaşlı bir amca vardır minibüslerde. İnat eder ve “ben az sonra ineceğim” diyerek hep kapı dibinde durur. Genellikle aynı yerde inmişliğimiz bile olur kendileriyle. Bu sebeple binerken çok dikkatli olup tüm hazır cevaplılığınızı takınmalısınız.
Minibüslerde mutlaka perde olur. Güneşi gözünde hissetmekten hoşlanmayan şöförler kullanır bu minibüsleri. Korkum bir gün ön camı da perde ile kapatacaklarıdır.
Ve kadınlar. Dünyanın en güzel şeyi olan kadınlarımız minibüslerde de fark yaratırlar. Bir kadın asla ve asla herhangi birinin yanında oturmaz. 5 koltuklu bir minibüse sırayla 5 kadının bindiğini gözlemleyin. Her biri tek tek bir arka koltuğa oturmaktadırlar. Minibüs boşken belki mantıklı görünecek olan bu hareket, kadınlarımızın minibüs doldukça ve yanlarına erkek minibüs insanları oturdukça garipseyerek bakmaları ile yıkılmaktadır. Akıl ve fikir bir araya gelip bu kadınlara “manyak mısınız?” diye sormak istiyor lakin parfüm kokusundan yanlarına yaklaşamıyorlar, siz iletiverin bir zahmet.
Böylelikle bir genel kültür dersinin sonuna geldik. Arka taraflara ilerleyelim lütfen şimdi. Malum, arka taraflar da aynı yere gidiyor!
Merush Hanım
|






