Tarihte Bugün:  Ahkam Kuşu : Blog nasıl yazılır? - August Rush, Sadece hisset.. - 352 x 288
Şahtım, şahbaz oldum.

Uzun aralıklarla yazı yazmıyorum ya, hani habersizce bırakıyorum falan. Böyle olunca sanki çok maharetli bir yazarmış tandansı yaratmış oluyorum, pek de havalı oluyor.  10 yıldız bir otelde tatilin dibine vurmuş, bronz tenimle yeni sezon hazırlıklarımı yapıyor falan gibi de görülüyor olabilirim. Egosu bir süredir yerin dibinde gezen bir insan olduğum düşünüldüğünde, bu düşünceler ile kafa buluyor oluşuma ses çıkarmamak gerek.  Ama tabiki de yok böyle bir şey. Accayip yoğun bir iş kadınıyım şu ara. “Çok iş az para” felsefesi hangi arada damgasını vurdu bu seneye hatırlamıyorum. Bilsem, dalacağım kafa göz.

 

Pazar 20 Temmuz 2008
 Merush |  2 YORUM |   Bu yazıyı sevdim!
Hayatınızda hiç patlıcan r…

Hayatınızda hiç patlıcan reçeli yediniz mi? Yemediyseniz büyük kayıp içerisindesiniz.. Kavanozun dibini görüyorum.

Çarşamba 2 Temmuz 2008
 Merush |  7 YORUM |   Bu yazıyı sevdim!
Kural İhlali

Geçen yaz, bolca vaktim olmasına karşın yazma isteğim tatildeydi. Bu yaz ise onca şey yazmak isterken buna bir türlü zaman bulamama hali hakim üzerime. Bu yılın ana temasını “yazmak” üzerine kurup, bir haftalık aralıklarla işe yaramaz cümleler kurunca ister istemez uzaklaşıyorum kendimden.  Hayır, depresyonda değilim. Buna vaktim yok. Hayır, mükemmel işler çıkarmıyorum ortaya. Buna mecalim yok. Ama zamansızlık kocaman bir yük olarak önüme çıkıyor. Herhangi bir şeye ayıramadığım zamanlar birikip birikip rüyalarıma giriyor. Sonrası malum.. Fena halde bir kural ihlali.

Kitaplar, filmler, albümler ve yollar var çokca şu günlerimde. Bir kaç saatlik yolculuklar yapıyorum boyuna. Turist edamı takınıp salınsam yollarda bünyeme daha iyi neticeler sunacağım ama görünen o ki bunu yapmak için bu yolculukların bir an evvel bitirilmesi gerekli. Yeni yolculuklara yelken açmak için.

Tadına doyamadığım filmler, okumaya doyamadığım kitaplar ve dinlemeye doyamadığım albümler var elimin altında. Sezen Aksu’nun adeta “Ben ölmedim, bağıra çağıra yaşıyorum” dediği albümünden enfes melodiler dolaşırken kulaklarımda gözlerimin hep uzaklara dalması arasında bağ kurmaya çalışıyorum, sanki derdimin ne olduğunu bilmiyormuş gibi. Sanki, sanacakmışsın gibi.

+Sezen Aksu – Sor Beni
-Gündoğarken – Senin Gibi Bakmadı

Sen şarkılarını söyle, kahrolsun dünya.

Pazartesi 30 Haziran 2008
 Merush |  1 YORUM |   Bu yazıyı sevdim!
Gece bizim mahallede şenlik h…

Gece bizim mahallede şenlik havası esiyordu, arabalar, kornalar… Tüm şehir doğum günümü kutluyor sandım; meğer maçı yenmişiz. Hıh!

Pazartesi 16 Haziran 2008
 Merush |  5 YORUM |   Bu yazıyı sevdim!
Marslı Erkek Venüslü Kadın

Pazar okumalarında bu hafta son derece gereksiz bir kitabı daha okumuş bulunuyorum. Elime nereden geçtiği belirsiz bu kitapları ancak Pazar günleri tüketebileceğimi düşünüyorum.Hafta içi doldurduğum beynimi bu şekilde dağıtarak orta yolu bulabilirim sanırım.

Kitabımız John Gray efendinin yazmış bulunduğu “Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten” isimli şahaser. Erkek ve kadın vaktiyle Mars ve Venüs gezegenlerinde konuşlanırken bir gün ansızın Venüs gezegeni Marslılar tarafından istila edilmiş. Venüslüler öyle güzel ağırlamış ki Marslıları bir daha ayrılmak istememişler. Ve nedense hepsi beraber Dünya’ya gelmişler. Herşey çok giderken bir sabah beyinleri resetlenmiş olacak ki Mars’tan ve Venüs’ten geldiklerini unutmuşlar ve başlamış çatışmaları.

Yazarımız ise bunu bir akşam eve geldiğinde sevgili karısı tarafından haşlanıp, kapıyı çarpıp evden çıkacakken farketmiş. Az evvel kıyameti koparan kadın bir anda “lütfen gitme sana ihtiyacım var” diyerek adamımızın bu günlere gelmesine neden olacak sihirli sözleri sarfetmiş. Öyle ya, iyi gün dostu mu olmak gerekirmiş bir tek! Bunu farkeden yazarımız kendini kadın-erkek ilişkilerine adamış. Mükemmel giden evliliği esnasında diğer evlilikleri de kurtarmak için seferberlik ilan etmiş.

Yazarımıza göre ilk kural: Herkes nerden geldiğini unutmamalı! Bir kadını eleştirmeden önce onun ne kadar problem çıkarmaya müsait bir yapısı olduğunu unutmamak gerekir. Ay pardon, kadın narindir, onu dinlemelisiniz diyor yazar. Aslında işime gelmesi gereken bu kuralı nedense hiç sevmedim. Bir erkeğe de katiyyen “şunu yapmalısın, böyle olmalısın” gibi sözler kullanmamalıymışız. Çünkü erkekler bunu “sen işe yaramazsın!” olarak algılıyorlarmış. E doğru algılıyorlarmış, mesele nedir o halde?

Velhasıl kelam, kadın-erkek ilişkileri konusunda sekteye uğratıldığınızı düşünüyorsanız bu kitabi hiç okumayın. Yok efendim kadını dinlemelisiniz, erkeği mağarasında yalnız bırakmalısınız falan. Yiyin birbirinizi, rahat olun.

Pazar 15 Haziran 2008
 Merush |  2 YORUM |   Bu yazıyı sevdim!