Kulağı geçen boynuz kadar akıllı olabilseydiniz benim öğrettiğim işi bana öğretmenize deli olmaz, bilakis gurur duyardım.
Bir kaç gündür o çok şahane “gerizekalılar” yeniden hayatımın gündeminde. Mümkün mertebe iyi niyetli ve sabırlı davranarak öğrettiğim işleri, küçük beyinlerine bakmaksızın önüme sunuyorlar. Eğleniyorum izlerken. Komik anlar yakalıyorum kimi zaman. Kimi zamansa dayanamayıp gerizekalılıklarını yüzlerine vuruyorum. Tahammül sınırımın noktasına gelindiği anlaşıldığındaysa geri adım atıyorlar. iyi ki!
Günümün büyük bir çoğunluğunda insanlara karşı sonsuz anlayış ve sabır göstermekle meşgulüm. Bazen öyle yoruluyorum ki ansızın bastıran bir gerginlikle sert tepkiler verebiliyorum. Bu tepkim sabrım ne kadar yoğunsa o ölçüde yoğunluk gösterdiğinden zeka düzeyi gerilemiş kişilerde farklı bir etki yaratabiliyor. Bu seferse ne kadar geri adım atarlarsa o kadar lehlerine işliyor zaman. Bunu yapmakta başarılılar ama. Takdir etmiyor değilim.
Sayelerinde, öğretmekten öğrenmeye fırsat bulamadığım zamanlar tüketiyorum. Oysa öğrenmeye o kadar açım ki. Art arda gelen sorular, bitmek bilmeyen istekler. Bazen kendimi birilerine hizmet etmek için dünyaya gelmiş gibi hissediyorum. Halbuki bu yöndeki tüm enerjimi bir gün bir çocuğum olursa ona bahşetmeyi planlıyordum. Meğer doğacak olan evlandıma kafayı sıyırmış bir anne kısmetmiş.
Eh, gerizekalıların bir güzel etkisi de yazmaya imiş. Sağolsunlar. Yazacak birşey bulamadığım dönemlerde iki cümle kuruyor ve az da olsa hafifliyorum. Fırsat verdikleri ölçülerde elbette..
Merush Hanım
|





