Bazen görüldüğü gibidir her şey bazen de saklandığı gibi…Sakladıklarımı bir bir seriyorum önüne. İyiliğini istiyorum, müstehakımı buluyorum. Rüyada mısın yoksa gerçekte mi? Ben ikisinin arasında bir yerlerdeyim. Belki de aşkın tavan arasında. Kirli, toz tutmuş kısmında… Unutulmuş muyum ya da hiç hatırlandım mı acaba? Dur bu soruyu hiç yanıtlama. Kelimelerini topla öyle gel. Senin ağzından çıkacak karmaşık kurmaşık kelimelerle yetinemem. Kimsenin uğramadığı yalnızlığımın tozlarını damarlarıma enjekte ederken sen çoktan geç kaldın, belki bir asır öncesinden.. Damarlarım kabardı, kafam uyuştu. Gözlerim kapandı yüzyıl uyuyacağım.
Ben 24 saatlik zamana bir türlü sığamıyorum. yetmiyor,yetişmiyor. Zaten toplasan ne kadarlık bişeyim ki ben,nasıl sığmam beklenir ki. ama mecburen yetiştiriyorum herşeyi. üzerimde kurulan baskılara direniyorum inatla.öyle ya da böyle yaşıyorum. Çok da net değil aslında hiçbiri..
Sevinç nidalarıyla koşsam bir dert,zır zır ağlasam ayrı bir dert. tek gerçek var ikisinde de karşımdakilere tam olarak ifade edemediğim kendimi.. Birkaç kalp kırıklığım var,bazı can sıkıntılarım. Bahsedip de gün yüzüne çıkarmaya gerek yok hiçbirini. kalsılar oracıkta. önemli değiller..
Biraz içimden geldiği gibi davransam hemen olaylar kendi seyrinden çıkıp abes bir hale bürünüyorlar. İstemediğim şeyler bunlar benim.. Ben kimsenin kötü olmasını isteyemem..
o sebeple kendime dönemiyorum..
Sana diyemediğim şeylerim de yok değil defter. Akıtamadığım gözyaşlarım gibi.. Yalanlarım ya da.. Bilme. Görmemezlikten gel,salak sanayım seni,anlamaz sanayım.. En salak aslında kendim olduğunu inkar edeyim inatla..
heyt beeee.. haftalar ışık hızıyla akıyor gidiyor koşuyor koşuyor.. zaman ilerliyor.. nereye doğru koşuyoruz belli değil.. 10 u olmuş nisanın.. nisan da bitiyor. bu ne hız ey zaman ?? bir hafta daha başladı hızlı adımlarla. pazartesileri soğuk olur ,sıkıcı olur,yorucu olur. böyledir ezelden beri. ama gel gör ki bana işlemiyor.. ben ezelden beridir hür yaşarım hür yaşarım… eeöögghh saçmaladım :)
diyorum ki ben sana defter,ne de güzeliz biz seninle değil mi :D böyle yumuşacık mis gibi bi sevgimiz var seninle..
**yazar sapkın bir hale büründüğünü defterine sulanarak ispatlamaktadır. kaçmak gerek aniden.. vınnnnnnnnn
geçen hafta markette bir sepetin içinde rengarek bir sürü şeker vardı. 0-3 yaş grubunun ilgisini çekmesi planlanarak hazırlanmış olması muhtemel şekerlemeleri görünce zeka yaşım gereği ben de hop hop hopladım yerimde. en renklilerinden edindim. yedim bir güzel hepsini daha sonra. markete tekrar gittiğimde yine dayanamayıp kendilerine yeniden saldırdım. harika şekerlemeler yapmış adamlar. kavanozunda kalan son bir kaç taneyi yemek için birilerini boğazlayabilirim. o derece bayıldım öldüm bittim bu şekerlere ben. yemek yemesek hep şekerleme yesek diye bile düşünmekteyim. böyle uzun uzun kendileriyle ilgili yazı yazmak için de asla onlardan para ya da şekerleme almadım. almış olsam şimdi o şekerlemelere gömülmüş kendimden geçmiş bir şekilde yiyor olurdum,yazı yazmazdım emin olunuz ki. ama fazlasıyla tavsiye ederim. şımartın kendinizi.. “büyük ya da küçük ol , hariboyla mutlu ol” sloganlar ata ata ağzımızda şekerlemelerle sokaklarda yürüyelim isteği geldi birden bana. tek yürek olup hayda bre şekerleme komünü kuralım. abartalım böyle olayı.. ama şekerleme bu yaşın kaç olursa olsun insanın canını çektiriyor. ağzının suyunu akıtıyor,kendinden geçirtiyor. ne güzel oluyor öyle.. bir şeker için bunca laf ettiğime inanamıyorum :) şekerler bitti ama benim çenem kapanmadı.
malumunuz üzre bir vakitler sitemiz hudutları içerisinde yaşamakta olan bir “sözlük” var idi. yokluğunu bile farketmediniz zannedersem kendilerinin henüz. bu yazıyla onu haber vermiş olayım sizlere istedim. sözlüğümüz güzeldi hoştu,sevmiştik belki kimimiz kimimiz de belki kıl olmuştuk ona. ama miyadını doldurduğunu düşünmekteyim. o sebeple kendilerine “yar saçların lüle lüle,sözlük sana güle güle” dedim. o da gitti beni kırmayıp. gidenin arkasından fazla söze gerek yok kanaatimce. eklenmiş olan çokca güzel kelimeler vardı onları analım istedim bu yazı vasıtasıyla bir de. . şimdi onlardan bir seçki geliyor huzurlarınıza..
Yazan: merush
kimisine göre romantik isme sahip olan bu çay sümükleriniz aktığında imdadınıza yetişir. İçmekten haz etmeyenlere bilirkişi olarak tavsiyelerimde yok değil elbette :) burnunuza bir mandal takıyorsunuz ve dilinizde “ada sahillerinde bekliyoruum” melodisi dolaşıyor.. Pek güzel pek romantik..
Yazan: wog
Yazan: fifii
Yazan: el_bandito
Merush Hanım
|




