Çarşamba 31 Ocak 2007

“Karda izini belli etmeden yürümek” bir deyim olarak yerini aldıysa dilimizde içinde demektir ki çok manalar barındırıyor. Ama sanırım iz bırakmadan yürüyenler topuklu ayakkabıya sahip değiller. Eğer öylelerse zor çünkü yürümek. Bırak iz bırakmadan yürümeyi adım atması zor en başta. Kar için yapılmış ayakkabılar icat edilmiş olmalı. Ama benim onlardan yok ne yazıkki. Karla yaşamayı öğrenmesi gereken bir iklimin çocuğu olmadığımdan olsa gerek. Ama hayat zor, herşeyi bilmeli öğrenmeli insan.

Bu iş için ideal olanı kaba saba görünümlü bir adet çizme olmalı kanaatine vardım ben. Ama bir şey değişmiyor, zira hasta halde sokağa çıkanlar için caydırıcı bir takım önlemler almalı hükümetimiz. Yoksa etraf yerde gökte hastalıktan inim inim inleyen insanlardan geçilmeyecek. Şahsi kanaatim bu insanların bir çukura atılacaklarına ve üzerilerine beton döküleceklerine inandırılması. Hiç değilse dışarı çıktığı için ölmezler ve evlerine geri gelebilip saçma sapan yazıların altına -utanmadan- imza atarlar.

“Beyaz giyme söz olur” türküsü de yalanmış ayrıca. Bembeyaz dolandım kimse dönüp bi “söz” etmedi ??





Merush’um sen deli misin ne demek beyaz giydinde söz olmadıdı; Körr insanlar merushum körrr… Derin manalı değil bakışlar yüzeysel hayat artık, bunu en iyi sen bilirsin merushum benim haddime değil konuşmak ama söylemeden edemicem; “Sen mükemmelliyetini tamamlamış perisin bence sihirli değneğim hani nerde deme sakın küzerim:( Senin sihirli değdeğin kalemin ;) hani şu hep umut veren sözlerin. Yedim seni ve kaçtım mucuxx :)