Tarihte Bugün:  Ahkam Kuşu : Blog nasıl yazılır? - August Rush, Sadece hisset.. - 352 x 288
Rüyalarda buluşuruz

Salı 15 Aralık 2009

“Görünüşe bakılırsa ortada bir problem yok” dedi yaşlı adam, “Neden gitmiş olsun ki?”…
Gitmişti.
Görünüşe bakılırsa bir problemi yoktu;mutlu bir hayatı vardı görünüşte. Görünüşte huzur vardı. Evin içine doğan güneş apaçık ortaya çıkarıyordu huzursuzluklarını. Saklamak istemedikçe, yerle yeksan oluyordu düşünceleri. Düşünceler de görünüşe uyum sağlarcasına sakindi. Düşünceleri bile özgür değildi, düşüncelerinde bile bir sahnedeydi, rol yapıyordu.
Düşüncelerinin bile özgür olamadığı bu yerden gitmek dışında yapabileceği birşey yoktu..
—-
Bir rüya metni..
Rüyamda okuduğum satırlar. Birebir, net bir biçimde hafızama aldığım cümleler.. Uyuma işini fazlasıyla abarttığım son zamanlarda bir de yoğun miktarda rüyalar görmeye başladım. Rol kesmeler, su parkları, kitap okumaları, film seansları. Günün hengamesinde yapamadığım çoğu şeyi rüyamda yapmaya başladım. Son zamanlarda da bazı şeyler okuyor ve uyandığımda not ediyorum. Böyle böyle bir kitap basacağım. İsmi de hazır; Rüyamda Yazdım!
Uykusuzluğa tahammülsüzlüğüm ne zaman başladı bilmiyorum.Kendimi herhangi bir köşe başında uyur yakaladığım günler çok uzak değil. Direksiyon başında bile uyuklayacak kadar sersem dolaşıyorum. Koltuğa oturmamla uyumam arasında bir reklam arası kadar süre var. Toplasam o uykuları burdan köye yol olur!
Uyanıyorum elbet. Ancak bu sefer de kaç saat uyumuş olursam olayım uyanamıyorum. Sanki yeni yatmışım da “bi beş dakika daha ne oluuuurrr” tepkisi veriyorum çalan saatime. (çalar saat mi yoksa? ama çalıyor?)
Zor bela uyandığımda ise geç kaldım telaşesinden ne doğru düzgün birşeyler giyebiliyorum, ne öğlene kadar bir işim rast gidiyor. Herşey mi ters gider sabahın köründe. Gidiyor. Öğlen olduğunda ise işler yetişmeyecek telaşı başlıyor bu sefer de. Akşama kadar paldır küldür geçiyor zaman. Akşam ise program basit; alelecale birşeyler yenir, koltuğa uzanılır ve uykuya geçilir.
Neyseki içimde biryerlerde entellektüel bir kişi duruyor ve beni geceleri hayattan koparmamak için rüyalarıma getiriyor kitapları, filmleri. En son rüyamda 9′u izledim (evet rüyamda da birşey anlamadım) ve yukarıdaki satırları okudum. Okuduklarımı Esin adında biri yazmıştı. Esin sanırım benden esinlenen bir yazar.Umarım rüyalarımda spora da zaman ayırabilirim, malum ye-yat hayatı şişkinliğe yol açıyor.

“Görünüşe bakılırsa ortada bir problem yok” dedi yaşlı adam, “Neden gitmiş olsun ki?”…

Gitmişti.

Görünüşe bakılırsa bir problemi yoktu;mutlu bir hayatı vardı görünüşte. Görünüşte huzur vardı. Evin içine doğan güneş apaçık ortaya çıkarıyordu huzursuzluklarını. Saklamak istemedikçe, yerle yeksan oluyordu düşünceleri. Düşünceler de görünüşe uyum sağlarcasına sakindi. Düşünceleri bile özgür değildi, düşüncelerinde bile bir sahnedeydi, rol yapıyordu.

Düşüncelerinin bile özgür olamadığı bu yerden gitmek dışında yapabileceği birşey yoktu..

—-

Bir rüya metni..

Rüyamda okuduğum satırlar. Birebir, net bir biçimde hafızama aldığım cümleler.. Uyuma işini fazlasıyla abarttığım son zamanlarda bir de yoğun miktarda rüyalar görmeye başladım. Rol kesmeler, su parkları, kitap okumaları, film seansları. Günün hengamesinde yapamadığım çoğu şeyi rüyamda yapmaya başladım. Son zamanlarda da bazı şeyler okuyor ve uyandığımda not ediyorum. Böyle böyle bir kitap basacağım. İsmi de hazır; Rüyamda Yazdım!

Uykusuzluğa tahammülsüzlüğüm ne zaman başladı bilmiyorum.Kendimi herhangi bir köşe başında uyur yakaladığım günler çok uzak değil. Direksiyon başında bile uyuklayacak kadar sersem dolaşıyorum. Koltuğa oturmamla uyumam arasında bir reklam arası kadar süre var. Toplasam o uykuları burdan köye yol olur!

Uyanıyorum elbet. Ancak bu sefer de kaç saat uyumuş olursam olayım uyanamıyorum. Sanki yeni yatmışım da “bi beş dakika daha ne oluuuurrr” tepkisi veriyorum çalan saatime. (çalar saat mi yoksa? ama çalıyor?)

Zor bela uyandığımda ise geç kaldım telaşesinden ne doğru düzgün birşeyler giyebiliyorum, ne öğlene kadar bir işim rast gidiyor. Herşey mi ters gider sabahın köründe. Gidiyor. Öğlen olduğunda ise işler yetişmeyecek telaşı başlıyor bu sefer de. Akşama kadar paldır küldür geçiyor zaman. Akşam ise program basit; alelecale birşeyler yenir, koltuğa uzanılır ve uykuya geçilir.

Neyse ki içimde biryerlerde entellektüel bir kişi duruyor ve beni geceleri hayattan koparmamak için rüyalarıma getiriyor kitapları, filmleri. En son rüyamda 9′u izledim (evet rüyamda da birşey anlamadım) ve yukarıdaki satırları okudum. Okuduklarımı Esin adında biri yazmıştı. Esin sanırım benden esinlenen bir yazar.Umarım rüyalarımda spora da zaman ayırabilirim, malum ye-yat hayatı şişkinliğe yol açıyor.


Paylas!
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Digg
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Technorati

bu yaziyi sevdim!
Bu yazıyı 3 kişi beğendi:

Lawgiverz, GerginΛdam, isimsiz (1)

8 Yorum Yapildi .

  1.  
    16 Aralık 2009 | 0:32
     

    bi sefer bulusmustuk sanki, yok gerci siz beni ariyordunuz, ama buldunuz mu onu söylememistiniz….

  2.  
    16 Aralık 2009 | 0:45
     

    Elbette kaçakkova, seni arayıp çemkirip kapatmıştım. Muhtemelen deli bu kadın diye geçirmişsindir içinden :)

  3.  
    16 Aralık 2009 | 3:04
     

    kiskandim ama simdi ben :(

  4.  
    oNLy_R
    16 Aralık 2009 | 15:34
     

    Bi ara Esin’i bana yolla merush :)

    + ne dağılıcam yauuuww

  5.  
    16 Aralık 2009 | 15:46
     

    Ne demek Only, senin olsun :))

  6.  
    16 Aralık 2009 | 17:46
     

    Kıskanmak mı? Yakışıyor mu hiç koca koca adamlara :)

  7.  
    16 Aralık 2009 | 17:54
     

    Valla ben de kıskandım şimdi.

  8.  
    16 Aralık 2009 | 18:04
     

    Mavi boncuk mu dağıtıyoruz burda? Rüya bu, dağılın.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)


Merhaba,
Yorum yapmak icin isminizi ve e-posta adresinizi yazmaniz gerekiyor. E-Posta adresiniz gizli kalacak.


RSS | Geri Besleme Urlsi