Pazartesi 10 Mart 2008
Gerek tartışılamaz Johnny Deep tutkum, gerek Corpse Bride‘den sonra daha çok şiddetlenen Tim Burton hayranlığım, gerekse de Wykkacığımın karşı konulamayacak kadar değerli olan önerileri üzerine bir süredir izlemeyi ertelediğim Sweeney Tood ile önceki gece buluşabildim. Filmi oluşturan sahnelerin bir çoğunun “kan ve vahşet” içermesi son günlerdeki hissiyatıma tamamen ayrıkıydı. Kendimi bu filme “uygun” hisseder hissetmez başladım izlemeye, başladım o muazzam keyfi tatmaya..
Warner Bros. Pictures ve DreamWorks Picture ortak yapımı bu filmde kötü yapılan hiçbirşey yok. Ekrana yansıyan herşeyin bir amaca hizmet ettiği harika bir film örneği. Müzikal anlamda değerlendirirsek filme daha çok hayran olabiliriz. Helena Bonham Carter ve Johnny Depp’in tartışılmaz oyunculuklarını bir yana bırakıp Anthony‘i canlandıran güzeller güzeli Jamie Campbell Bower‘e dikkatleri çekmek isterim. Büyüyünce en az Johnny Depp abisi kadar can yakacak şüphesiz. Ancak bana göre filmin kahramanının Toby olduğunu söyleyebilirim. Daha ilk görüntüsüyle filme hoş bir imza atacağı belliydi bu ufaklığın.
Bir final sahnesi ne kadar mükemmel olabilir diyorsanız Sweeney Todd izleyin, izlettirin.





Bu filmin şapkasını kazanmıştım sinemalar.com’dan ama sinemada başka bir film izlerken yanıma koydum ve unutup çıkmıştım. Neyse komik bir olay sizinle paylaşayım dedim :)
Helena Bonham Carter’ı Harry Potter’dan Bellatrix Lestrange olarak bildiğim için film ilgimi çekmişti ancak izleme fırsatım olmadı umarım en yakında zamanda izleyeceğim.