
Tatilin en çok gün batımlarını sevdim. Ama nedense hiç bir günün batımına şahane bir biçimde tanıklık edemedim. Birinde havuzdaydım, lensle havuza girmiştim ve gözlerim yapış yapışken böyle bir romantik aktivitenin içinde olmayı kabul etmeyip izleyemedim, birinde duştaydım sanırım, bu resmi yakaladığım birinde de fotoğraf makınası elimde deli kız gibi koşuştururken birşey anlamadım açıkcası gün batımından. Bunun gibi şeyler yaşarken ben elinde birası ile günbatımı keyfi yapan Meteryus eline kalem alıp günbatımı anılarını yazar diye bekliyorum.

Tatil arkadaşım Meteryus, etraftaki Türk turist azlığının yabancı turist oranınını arttırmasını fırsat bilip gözünde gözlüğü etrafa keskin bakışlar atarken ben elimde Secret ile içimdeki Polyanna kızı çağırma maksatlı meditasyonlarla uğraşıyordum denizden çıkmak bildiğim vakitlerde. (bu cümle neden bu kadar salakça ve uzun oldu ki? )
Sakarlığımdan mütevellit güneşin kuruttuğu tenime biraları boca edip bu biraları denize girerek üzerimden temizliyordum. Dolayısıyla bu tatili birasız geçirmiş ve denizi alkol komasına sokmuş olduğum düşünülebilir. Evet. Ama akşamları üzerime döktüğüm içkiler aynen o şekilde üzerimde kalarak çamaşır makınasının giderinden….. Ayyyy! ne biçim cümleler oluyor bunlar.

Reca edeceğim sonra devam edelim. İş arasına tatil anıları sıkıştırmak pek şık durmuyor.
Facebook'ta PaylaşFriendFeed'de Paylaş













8 Yorum Yapılmış