Perşembe 4 Eylül 2008
Süper kahramanlarla aram pek hoş değildir oldum olası; kabul. Spider Man olsun, Süper Man ya da Iron Man gözüme hiç sevimli gelmezdi. Kendileri ile ilgili edindiğim bilgileri de sevimli ördek yavruları yeğenlerime borçluyum. Hatta en sevdiğim süper kahramanın belki de The Incredibles’teki Mr. Incredible olduğunu söyleyebiliriz. Ya da Shrek? Neyse işte. Ama bir BATMAN öyle mi? O nedense diğer erkek kahramanlar arasında hep farklı bir yerde durmuştur nazarımda. Dün gecenin üstüne anladım ki benim kahramanım BATMAN.
Kült fimler konusunda her zamanki geç kalmışlığıma bu sefer ani bir manevra ile yetişebildim. Ancak film öyle şahane bir etki bıraktı ki üzerimde, bir kaç ay geç izlemiş olmak bile derin üzüntülere sevk etti beni. Neyseki evde izleyerek tüm ambiyansı bozmadım bu sefer. Yeri sinema olan bazı filmler vardır, bu da öyle bir şey.
Gotham şehrinin efsanevi kahramanı Batman dün gece öyle sahnelerde karşıma dikildi ki, hayranlıktan kendimi alamadım. Film o derece enfesti ki Joker’in o iğrenç ağız şaplatmaları bile sinirlendirmedi beni. Sahi o nasıl bir karakterdir öyle? Heath Ledger’in oyunculuğuna hayran kaldım. Filmden hemen sonra evinde ölü bulunmuş olması da garip bir biçimde sevdindirdi beni. Bir insan ancak bu şekilde zirvedeyken ölebilirdi. Ayrıca, Christian Bale’in endamına vurulduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Yiğidi öldür, hakkını yeme.
The Dark Knight beni öylesine büyüledi ki, sinema sezonunu geri getiriyorum eve. Perde açılsın!






Ben filmi 5. haftasındayken sinemada izlemiştim, Bruce Wayne’in herşeyi bırakmakta kararlı olduğunu görünce üzülmüştüm doğrusu ve daya heyecanlı olmuştu film, neyseki Gottom’ın kara şövalyesi iş başında :)
Bence kahramanın veya kahramanlarını zaten biliyorsun genellikle karanlık içinde veya tam tersi çok renkli ortamlarda yaşayan ve buna benzer kişiler seni daha çok etkiliyor olmalı. Filmden karakter bağı çıkarman filmle odaklandığın anlamına geliyor. Baya bi etkileşimli izlemişsin sanırım.
Yazıların bunları gösteriyor. [Sadece_Kişisel_Görüş]