Tarihte Bugün:  O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz
Üç kelimelik ağıt

Perşembe 17 Aralık 2009

Yok mu bir haber alan
Yok mu gören
Bu mudur adetin
Bu mudur tören
Yaz ya da söyle bulamadım böyle
Neresi açık adresin neresi yören?

Şarkıyı dünden beri sürekli dinliyorum. İki versiyon yapmışlar hem de; birbirinden şahane.

Çok değil daha bir kaç haftadır, dilime dolanacak, sürekli dinleyeceğim bir şaekı arıyordum. Yeraltına kadar indirgedim arayışlarımı. Bilinmedik albümler,bambaşka tınılar keşfettim. New Age sokaklarından jazz semalarına uçarken, ansızın burnumun dibinde alelade bir yerde beliriverdi şarkı.. “Bu mudur adetin, bu mudur tören?”

Sakız gibi sözler,anında yapışıyor. Çok da bir “olayı” yok hani. Ama duruyor işte dinleyince ruhun, dinleniyor.Beni en çok etkileyen kısmı belki de kimsenin dikkatini vermediği bir yerde. “adet… töre… yöre…” bu üç kelime garip bir biçimde kendimi şarkının orta yerinde buluvermemi sağlıyor. Öylesine basit, öylesine alaturka kelimeler değil mi?

Peki siz, adet bilmeyen bir adama aşık oldunuz mu? Konuşma adeti, davranış adeti.. Sana öğretilenlerle örtüşmeyen bir hayat şekli.. Töresiz bir adam tanıdınız mı? Kuralsız, kimsesiz? Yol yordam bilmeyen bir adamın peşinden giderseniz yöresiz kalırsınız. Ben oldum. En yalın halimle özetlemem gerekirse hayatımda yaptığım en büyük salaklık. Ama bu salaklığı yapmış olmamla şekillendi ‘aslolan hayatım’.

Düşüncelerimi vurgulamak için yetersiz bir saat.. Gözlerime konan uyku, bir an evvel kurtulmam gerektiğini söylüyor bu hissiyattan.

Hayır, anlaşıldığı gibi kızgın değilim. Günü aşksız bitirmek ne denli güç; bilirim. Kanadımı topladığım gibi beni uykuya götürecek olan o kuş tüyünün ardına sığınmayı da bilirim.

Uçan o söz, ardında yazıyı bıraktı.

Sözlerimi aylar öncesinde kalan o akşama uçurdum. O en çok inançsız kaldığım akşama.. O anı bir daha yakalayayım diye etmediğim yemin kalmadı. Ama inanç yokken yeminler tutmazmış; bilemedim.

Alelade, dümdüz, sakız gibi bir şarkı.. Aylardır beklenmiş bir “şey” için ne kadar da özensiz. Ama yerleşmiş işte içine o üç kelime..

Bu mudur adetin?
Bu mudur tören?
Neresi açık adresin, neresi yören?

Hani aslında bitmedi ya sözlerim, ketum bir gecenin kurbanı olsunlar istemem.


Paylas!
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Digg
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Technorati

bu yaziyi sevdim!
Bu yazıyı 2 kişi beğendi:

semih, isimsiz (1)

3 Yorum Yapildi .

  1.  
    19 Ocak 2010 | 22:32
     

    Ayakbastı parasını ödemeden girdim ama kabul buyurursan bir ziyaret yaptım bloguna :). Bu şarkıyı sayende ben de durmadan dinlemeye başladım. Ne kadar “bi haber” kalmışım son dönem popüler müzikten. İnsan büyüdükçe hakikaten de dünya küçülüyormuş. Aradıkların aramadıklarının yanında minicik bir nokta kadar kalıyormuş. Eski şarkılara hürmeten midir bilmem ama ben de eski sevdiğim şarkıların yerine pek bir arayışa girmedim. Bundan sonra az da olsa yeni şarkılara zaman ayırmayı düşünüyorum.

  2.  
    19 Ocak 2010 | 23:56
     

    Aman efendim sizleri görmek ne şeref, sefalar getirdiniz :)
    Aynı şey bende de var, eskilere doyamadığımdan bu yenilerle aram pek iyi olmuyordu, ama haftada bir radyo dinleme seansım var, o aralarda kulağıma birşeyler çalınıyor böyle, iyi de oluyor.

  3.  
    20 Ocak 2010 | 0:55
     

    O şeref bize ait. Vaktim olsa da baştan sona bütün yazılarını okusam. Çok şey kaçırmışım bu güne değin. Ama ilk fırsatta teker teker okumaya çalışacağım. Sevgiler….

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)


Merhaba,
Yorum yapmak icin isminizi ve e-posta adresinizi yazmaniz gerekiyor. E-Posta adresiniz gizli kalacak.


RSS | Geri Besleme Urlsi